Hz. İbrahim’in Aslı: Psikolojik Bir Bakış Giriş: İnsan Davranışlarının Ardındaki Psikolojik Dinamikler İnsan davranışlarını anlamak, bazen sadece bilinçli düşünceleri ve hareketleri çözmekle kalmaz; duygular, bilinçdışı süreçler ve sosyal bağlam da bu davranışların ardında gizlidir. Bunu anlamaya çalışırken, tarihsel ve dini figürlerin yaşadığı olaylar da psikolojik açıdan çok değerli ipuçları sunar. Örneğin, Hz. İbrahim’in hayatına dair sorular, sadece dini bir merak değil, aynı zamanda insanın kimlik, inanç ve toplumsal bağlılık gibi psikolojik temalarını da sorgulamamıza olanak verir. Hz. İbrahim’in kişiliği, onun psikolojik süreçleri ve toplumsal etkileşimleri, sadece dini tarih açısından değil, aynı zamanda insan doğasının derinliklerine inmek için de önemlidir. Bilişsel…
Yorum BırakMedya ve İlham Yazılar
Diğergam Ne Demek Dini? Felsefi Bir Perspektif Bir gün, yolda yürürken bir yabancı, büyük bir çaba harcayarak ağır bir paket taşıyan yaşlı bir kadına yardım teklif eder. Yardımı kabul ederken, yaşlı kadının yüzünde, belki de çok uzun zamandır hissetmediği bir güven ve minnettarlık belirir. Yabancı, kendisinden beklenen hiçbir karşılık almaz; sadece, “İhtiyacı olan birine yardımcı olmak, doğru olanı yapmaktır” der. Ancak, bu olayın ardında pek çok felsefi sorunun yatıyor olduğunu bir düşünün. Yardım etmek sadece vicdanî bir sorumluluk mu, yoksa insanın doğasında var olan bir eğilim mi? “Diğergam” olmak, dini anlamda bir erdem mi, yoksa yalnızca toplumsal bir gereklilik mi?…
Yorum BırakBazlar Hangi Metallerle Tepkime Vermez? Pedagojik Bir Bakış Kimya derslerinde öğrenilen teoriler, günlük yaşamın arkasındaki sırları anlamamız için birer anahtar olabilir. Ancak bu anahtarların değerini ve gücünü tam olarak kavrayabilmek, doğru öğretim yöntemleriyle mümkün olur. Bugün, kimyanın temel taşlarından biri olan asit-baz tepkimelerine bir göz atacağız. Ama konuyu sadece bir kimyasal tepki olarak değil, öğrenmenin dönüştürücü gücü çerçevesinde tartışacağız. “Bazlar hangi metallerle tepkime vermez?” sorusu, aslında derin bir pedagogik bakış açısını uyandıran bir sorudur. Kimyanın temel ilkelerini öğrenirken, öğrencilerin düşünme becerilerinin nasıl evrildiğini ve bu süreçte teknolojinin nasıl bir rol oynadığını tartışacağız. Bazlar ve Metal Tepkimeleri: Temel Kimyasal Kavramlar Bazlar…
Yorum BırakBiçerdöver Basit Usul Olur Mu? Tarımın Geleceği Üzerine Düşünceler Son zamanlarda, bir biçerdöverin gerçekten nasıl çalıştığını ve “basit usul” bir biçerdöverin olup olmayacağını düşündüm. Hani bazı şeyler var ya, hayatımızda ne kadar karmaşık hale gelirlerse, bazen basitleştirilmesi gerektiğini hissederiz. Tarım dünyasında da bu durum geçerli mi? Gerçekten biçerdöver gibi teknolojik bir cihazı basit usullerle çalıştırabilir miyiz, yoksa o karmaşıklık bu makinelerin doğasında mı var? İşte tam da bu noktada, bu yazıyı yazmaya karar verdim. Çünkü biraz kafa karıştırıcı bir soru aslında: Biçerdöver basit usul olur mu? Biçerdöver Nedir? Teknolojinin Tarıma Girişi İlk önce bu makinenin ne olduğunu netleştirelim. Biçerdöver, tarım…
Yorum BırakBitki Çayı Mide Yakar Mı? Son zamanlarda bitki çaylarının sağlığa faydalarından sıkça bahsediyoruz. Neredeyse her gün bir arkadaştan, bir akrabadan yeni bir bitki çayı önerisi duyuyoruz. Kimisi sindirime yardımcı olduğunu, kimisi sakinleştirici etkisi olduğunu söylüyor. Ama ya mideye etkisi? Bitki çayı mide yakar mı? Hadi bunu biraz mercek altına alalım. Bitki Çayı ve Mide: Duyduğumuz Şüpheler Bitki çaylarının genellikle sağlıklı olduğu düşünülse de, her şeyin olduğu gibi onların da bazı yan etkileri olabilir. Mide yakma, şişkinlik, asidite artışı gibi durumlar, bitki çayı içen bazı kişilerin karşılaştığı rahatsızlıklar arasında. Peki, gerçekten bitki çayı mideyi yakar mı? Bu soruya geçmeden önce, önce…
Yorum BırakSıcak Su Mu Çabuk Donar, Soğuk Su Mu? Giriş: Düşünmenin Gücü ve İnsanlık Durumu Hayat, bir yandan anlam arayışının içine hapsolmuşken, bir yandan da yalnızca varlık ve evrenin ne olduğunu sorgulamakla geçiyor. “Sıcak su mu çabuk donar, soğuk su mu?” sorusu basit bir fiziksel paradoks gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde etik, epistemolojik ve ontolojik bir boyut kazanır. Bu soru, bilimin sınırlarını zorlayan bir deney olmaktan öte, insanın bilgiye ve hakikate nasıl yaklaştığını, varlık anlayışını ve doğruyu arayışını sorgulatır. Bu yazıda, hem tarihsel hem de günümüz felsefi perspektiflerinden bakarak, fiziksel gerçekliğin ötesine geçeceğiz ve bu sorunun insanlık için ne anlam taşıdığını…
Yorum BırakPaslanmaz Çelik Üretiminde Bor Kullanılır Mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Toplumsal düzen, genellikle iktidar ilişkileri üzerinden şekillenir. Bireylerin, toplumları organize etme ve düzenleme biçimleri, güç odaklarının nasıl ve kimler tarafından şekillendirildiğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda, paslanmaz çelik üretiminde bor kullanımı gibi bir teknik soru, ilk bakışta basit bir sanayi tartışması gibi görünebilir. Ancak, bu konu daha geniş toplumsal ve siyasal yapılarla bağlantılıdır. Bir ürünün üretiminde kullanılan malzemeler, sadece ekonomik veya teknik bir mesele değildir; aynı zamanda, iktidarın nasıl dağıldığını, toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl biçimlendiğini ve hangi ideolojilerin hâkim olduğunun bir yansımasıdır. İktidar ve…
Yorum BırakKabartma Tozlu Pişi Sütle Olur Mu? — Gelenekten Günümüze Hamur Kızartmasının İncelikleri Geçmişin Peşinde: Hamur işi ve kültürel ritüeller Birçok kültürde, sabah çayının yanında sıcak bir hamur işi yer alır; bu ritüel birlikteliği ve paylaşılan sofraları simgeler. ya da başka bir adıyla hamur kızartması, Anadolu’dan Balkanlara kadar uzanan bir lezzet olarak, hem gündelik yaşamın hem de özel günlerin bir parçası olmuştur. Mayalı ya da mayasız hazırlanan bu hamurlar, uzun zamandır hem ev içi üretimin bir parçası hem de toplumsal kimliğin yansıması olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde üzerine tartışılan bir soru var: “kabartma tozlu pişi sütle olur mu?” Bu soru salt bir tarif…
Yorum BırakAğlamak Güçsüzlük Müdür? Küresel ve Yerel Bir Bakış Hepimizin hayatında, bazen duygularımızın önüne geçemediğimiz, gözlerimizin dolduğu anlar olur. Ağlamak, insana özgü bir tepki. Ama bu tepki, ne yazık ki hâlâ bazı kültürlerde güçsüzlükle ilişkilendiriliyor. Özellikle erkekler için bu, toplumsal baskıların etkisiyle daha da derinleşiyor. Peki, gerçekten ağlamak güçsüzlük müdür? Hem yerel hem küresel açıdan bu konuyu ele alalım. Küresel Perspektif: Ağlamak ve Toplumsal Cinsiyet Ağlamak, aslında insana dair evrensel bir davranış. Ancak farklı kültürler, ağlamayı farklı şekilde yorumluyor. Örneğin, Batı kültürlerinde, duygusal ifadelerin dışa vurulması bazen kabul edilebilirken, bazen de zayıflık olarak görülebiliyor. Özellikle iş yerlerinde ya da toplumsal ortamda,…
Yorum BırakGiriş: Dilin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Her bir kelime, bir dünyayı taşır. Anlatılar, bize yalnızca bir olayın öyküsünü sunmaz; aynı zamanda toplumların değerlerini, zamanın ruhunu, bireylerin içsel çatışmalarını ve en derin arzularını aktarır. Dilin, düşüncelerimizi şekillendiren ve hayatlarımızı dönüştüren bir gücü vardır. Her kelime, bir kapıyı aralar; her cümle, başka bir dünyanın varlığını hissettirir. Bu yazıda, kelimelerin gücünü daha da derinlemesine keşfetmek istiyorum. “Ekde mi, ekte mi?” sorusu, sadece bir dilbilgisel mesele değil, aynı zamanda anlamın, doğru ifade edilmenin ve kültürel bağlamın izini sürmeye davet eden bir metinler arası yolculuktur. Edebiyat, semboller ve anlatı teknikleriyle şekillenen bir dünyadır; dolayısıyla…
Yorum Bırak