Samsung A70 Ekran Fiyatı: Tüketim Kültürü ve Toplumsal Eşitsizlik Üzerine Bir Sosyolojik Bakış Bir telefonun ekranını değiştirmek, dijitalleşmiş dünyamızda yaşamanın sıradan bir parçası haline geldi. Bu gibi anlarda, bir tüketici olarak ne kadar paraya sahip olduğumuz, ne kadar ödeme yapabileceğimiz, hayatın genel ekonomik düzenine nasıl entegre olduğumuzu gözler önüne serer. Samsung A70’in orijinal ekranının fiyatı, her ne kadar basit bir ticaret meselesi gibi görünse de, aslında çok daha derin toplumsal anlamlar taşıyan bir olguya işaret eder. Bu yazıda, bir ekranın ne kadar olduğuna bakarken, aynı zamanda toplumsal normlar, bireylerin alım güçleri ve toplumdaki eşitsizliklerle ilgili önemli sorulara da değineceğiz. Birçok…
Yorum BırakMedya ve İlham Yazılar
Hz Âdem’in İlk Ayak Bastığı Yer Nerede? Felsefi Bir İnceleme Hayatın başlangıcı, insanlık için her zaman derin bir merak konusu olmuştur. Peki, bir insanın ilk adımı atacağı yerin, hem sembolik hem de gerçek anlamda taşıdığı önemi düşündüğümüzde, bu adımın ne anlama geldiğini tam olarak kavrayabilir miyiz? Eğer varoluşumuzun en temel anını düşünürsek, bu ilk adımda ne tür etik, epistemolojik ve ontolojik sorularla karşılaşırız? Hz Âdem’in ilk ayak bastığı yerin neresi olduğuna dair sorduğumuz soru, sadece bir coğrafi sorudan fazlasıdır. Bu soruyu ele alırken, felsefi bir mercekten bakmak, sadece tarihsel ya da dini bir öğretiyi sorgulamakla kalmaz, insanın varlık, bilgi ve…
Yorum BırakSon Aramalar Neden Görünmüyor? İnternetteki arama geçmişimiz, aslında bizim sanal dünyada bıraktığımız izlerden sadece biridir. Ancak bu izler bazen kaybolur, görünmez hale gelir ve biz bu kaybolan aramalara tekrar ulaşmak istediğimizde ne yazık ki bulamayız. Peki, bu durum psikolojik açıdan ne anlama geliyor? İnsanların neden arama geçmişlerine bu kadar değer verdiğini, onları neden kaybettiklerinde rahatsız olduklarını ve bu durumun arkasındaki bilişsel ve duygusal süreçleri mercek altına alalım. Bilişsel Çerçeve: Hafıza ve İronik Etkiler Bilişsel psikoloji, insan zihninin nasıl çalıştığını, bilgiyi nasıl işlediğini ve hatırladığını anlamaya çalışır. Bu bağlamda, internet aramalarımızın görünürlüğü ya da kaybolması aslında zihinsel süreçlerin ilginç bir yansımasıdır.…
Yorum BırakNasr Suresi Neye İyi Gelir? Pedagojik Bir Bakış Açısıyla Eğitimdeki Gücü Eğitim, bir toplumun kalbinde yer alan ve bireyleri sadece bilgilendirmekle kalmayıp, onları dönüştüren bir süreçtir. Her bir öğrenme deneyimi, sadece bilgi aktarımından ibaret değil, aynı zamanda bireylerin zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerini de şekillendiren bir yolculuktur. Öğrenme, insanın dünyayı nasıl algıladığını, değerlerini ve toplumsal ilişkilerini nasıl kurduğunu dönüştüren bir güçtür. Tıpkı Nasr Suresi’nin anlamı gibi, eğitim de insanı güçlendirir, manevi huzuru ve toplumsal barışı teşvik eder. Eğitimdeki bu dönüştürücü gücü anlamak, öğrenme teorilerini, öğretim yöntemlerini ve pedagojinin toplumsal boyutlarını keşfetmeyi gerektirir. Nasr Suresi, İslam’da zaferin ve birlikteliğin simgesi olduğu…
Yorum BırakHikayede Anlatım Biçimleri ve Teknikleri: Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Hikaye anlatmak, insanlık tarihinin en eski iletişim biçimlerinden biridir. Nesilden nesile aktarılan bilgiler, duygular ve değerler çoğu zaman bir hikaye aracılığıyla kalıcı hale gelir. Öğrenme süreci de benzer şekilde bir hikayeye benzer: Her birey kendi hikayesini oluştururken, toplumsal, kültürel ve kişisel deneyimlerin izlerini taşır. Hikayede anlatım biçimleri ve teknikleri, bu yolculukta kullanılan araçlardır. Öğrenme süreci, bir bireyi yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda duygularla, algılarla ve farklı bakış açılarıyla da zenginleştirir. Bu yazıda, öğrenmenin dönüştürücü gücüne odaklanarak hikayelerdeki anlatım biçimlerinin pedagojik rolünü tartışacağız. Anlatım biçimleri ve teknikleri, yalnızca bir…
Yorum BırakBudala mı Karamazov Kardeş mi? Derinlikte Bir Karşılaştırma Bir gün bir kahve içip pencerenin kenarına otururken, hayatın bize sunduğu büyük soruları düşündüm: Hangi yol daha anlamlı? Hangi karakter daha gerçek? Eğer “Budala”yı okuyorsanız, belki de aklınızda bu sorular sürekli dönüp duruyordur. Ama ya Karamazov kardeşler? Dostoyevski’nin eserlerinden iki büyük şahsiyet; birisi saf ve masum bir zekâya sahipken, diğeri bambaşka bir dünyadan geliyor, insanın içindeki karanlıkla uğraşıyor. O zaman soralım: Budala mı Karamazov kardeş mi? Bazen bu iki eser, hayatın kendi anlamını bulma yolculuğundaki iki farklı yaklaşımı simgeliyor gibi geliyor. Birinde insanın saf iyiliği, diğerinde ise insanın karanlık doğası üzerine düşünüyoruz.…
Yorum BırakÇift Dil Nedir? Ve Çift Dilin Gizemli Dünyası Çift dil, aslında çok basit bir şey gibi görünse de, içinde bulunduğumuz kültürel karmaşanın, iletişimdeki zorlukların ve kişisel tercihlerimizin olduğu bir çile haline dönüşebilir. Birden fazla dili konuşabilmek, bir tür süper güç gibi algılanabilir. Ama ne yazık ki, o kadar da masum değil. Çift dil, bir kişiyi birden fazla dilde yetkin kılma durumu. İki dilde de konuşan birini düşünün; sabah kahvaltıda Türkçe “Günaydın!” diyebilecek kadar Türk, akşam bir yabancıya İngilizce “How are you?” diyebilecek kadar da global bir vatandaş. Bu durum kulağa harika geliyor, değil mi? Ama bakın, bunun altındaki derinliklere inince…
Yorum BırakPsikolojide Ironi Nedir? Ironi, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız, bazen güldüren, bazen de düşündüren bir kavramdır. Ancak bu kavramı psikoloji bağlamında incelediğimizde, aslında daha derin bir anlam taşıdığını görürüz. Psikolojide ironi, bir kişinin davranışları ile sözleri arasındaki çelişkiyi ya da gerçeğin beklenenin tam tersini yansıtmasını ifade eder. Bu yazıda, psikolojide ironiyi daha ayrıntılı bir şekilde ele alacak ve bu ilginç kavramın nasıl işlediğini, zihnimizde nasıl yer ettiğini inceleyeceğiz. Ironinin Psikolojideki Rolü Psikoloji bilimi, insanların düşünce ve davranışlarını anlamaya çalışırken, ironinin psikolojik etkilerini de göz önünde bulundurur. İnsanlar, bazen bilinçli olarak, bazen de farkında olmadan ironiyi kullanabilirler. Örneğin, bir kişi iş yerinde…
Yorum BırakKonar Göçer: Birleşik mi, Ayrı mı? Dilin Doğası Üzerine Felsefi Bir Düşünce Denemesi Felsefeye dair ilk sorular her zaman hayatın derinliklerinde saklanır. “Gerçek nedir?” sorusu, belki de insanın dil ile dünyayı anlama çabasının başlangıcıdır. Dilin sınırları, düşüncenin sınırlarını belirler. Ancak dil, aynı zamanda toplumsal yapıyı inşa eden bir araçtır; insanlar, kelimeler aracılığıyla kendi anlam dünyalarını yaratır ve bu dünyayı paylaşımlarını sürdüren bir yapıya dönüştürür. İşte tam bu noktada, felsefenin merkezine dokunan bir soru ortaya çıkar: “Konar göçer birleşik mi, ayrı mı yazılır?” Bu dilbilgisel bir soru gibi görünse de, aslında dilin doğası ve düşünmenin yapısı üzerine felsefi bir tartışma açar.…
Yorum BırakDuruşmaya Avukatsız Gidilir mi? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Toplumsal düzenin temelleri, güçlü kurumlar ve onlara dayanan ideolojilerle şekillenir. Bu düzenin içinde her bir birey, kimlik ve haklarıyla sistemin bir parçası olurken, aynı zamanda bu yapıyı sorgulama ve yeniden şekillendirme gücüne de sahiptir. Ancak bu sorgulama ve yeniden şekillendirme sürecinin nereye kadar ve hangi yollarla yapılabileceği, aslında demokrasinin ve yurttaşlığın sınırlarını belirler. Bu yazı, “duruşmaya avukatsız gidilir mi?” sorusu üzerinden, güç ilişkileri, meşruiyet, katılım ve toplumsal düzenin iç içe geçmiş doğasını irdelemeyi amaçlamaktadır. İktidar ve Meşruiyet: Devletin Gücü ve Toplumun Kabulü Her devlet, belirli bir düzenin sağlanabilmesi…
Yorum Bırak