Ne ile Lavlar Yer Yüzüne Çıkar?
Bir sabah, Kayseri’nin o alışık olduğum gri havası dışında her şey sessizdi. Sabahın erken saatleri, hala şehri yeni uyandırmaya çalışıyordu. Ama o an, bir şey değişti. Ne olduğunu anlamadım, sadece içimde bir kıvılcım yandı. Ve sonrasında, o kıvılcım sanki içimde patlayan bir volkan gibi büyüdü. Bu yazı, aslında sadece bir soru: Ne ile lavlar yer yüzüne çıkar?
Düşündüm. O kadar düşünceliyim ki bazen, en basit sorular bile zihnimi kasıp kavurur. Bir anı hatırladım, o anı; ne zaman olduğu, tam olarak nereye gittiğimi hatırlamıyorum ama o anda hissettiklerimi çok net hatırlıyorum.
Bir Akşam, Bir Yanardağ
Her şey, üniversite yıllarımın bir akşamında başladı. Okuldan çıkıp, evime gitmek için yürürken, o sokakta bekleyen kalabalığı fark ettim. Herkes bir yere bakıyordu. Ben de dikkatle baktım, ne olduğunu anlamaya çalıştım. Derken, bir adam kollarını açtı ve “Yıkılmadık, hala buradayız!” diye bağırdı. O an, gözlerimin içine bir şeyler doldu. Sanki içimde patlayan bir volkan vardı, lavlar yer yüzüne çıkmaya başlamıştı.
O an ne olduğunu tam olarak anlatamıyorum ama içimde bir kıvılcım yandı. O an, bir şeylerin patlayacak gibi olduğunu hissettim. Ya da belki de öyle bir şeydi. O kalabalığın içinde bana doğru bakan gözleri gördüm. O bakışlarda hayal kırıklığı vardı ama bir yandan da umudu hissediyordum. Sanki yıllarca beklenen, birikmiş tüm duyguların yer yüzüne çıkma anıydı. Bunu sadece ben değil, herkes hissediyordu.
Duyguların Çıkışı: Hayal Kırıklığı ve Heyecan
Hayal kırıklığı, bazen insanın içini öyle bir kavurur ki, tıpkı bir volkanın lavları yer yüzüne çıkarması gibi her şeyin kontrolünü kaybedersin. Bu akşamda, kimse bu lavları durduramazdı. Kalabalığın enerjisi, adeta yerin altından yükselen bir patlamaya dönüşmüştü. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Bir yanda hayal kırıklığı, bir yanda geleceğe dair belirsiz bir umut vardı.
O an, “Ne ile lavlar yer yüzüne çıkar?” sorusunun cevabını bulduğumu düşündüm. Bazen içimizde biriken tüm o duyguların, hayal kırıklıklarının ve kırgınlıkların yer yüzüne çıkması için bir şeyin tetiklemesi gerekir. O akşamda olduğu gibi, bazen dışarıdaki en küçük bir hareket bile, içimizdeki volkanın patlamasına sebep olabilir. Kimse buna engel olamaz.
Ve işte o anı yaşarken, lavların yer yüzüne çıkmasının ne kadar acı verici olduğunu fark ettim. Her şeyin patladığı an, içeride biriken tüm duyguların dışarı çıkması bazen öyle yıkıcı olabilir ki, ne kadar güçlü olduğumuzu sorgulamaya başlarız. Ama bir yandan da, birikmiş her şeyin, nihayetinde dışarı çıkması gereklidir.
O Anın Ardında
O akşam, herkes gitti. Ben ise geriye yalnızca bir soru bıraktım: Ne ile lavlar yer yüzüne çıkar? Sadece öfke ya da kırgınlıkla mı? Ya da bazen hayal kırıklığının getirdiği derin bir sessizlikle mi? Her şeyin birikmesi gerekmiyor mu? O an, hem çözümsüz hissettim hem de bir şekilde rahatladım. Çünkü, bazen duyguları serbest bırakmak, onları saklamak ya da bastırmak kadar zorlayıcıdır. İçimdeki volkanın lavları dışarı çıkmıştı ve ben bir şekilde ona tahammül etmeye başladım.
O sabah, Kayseri’nin soğuk havasında yürürken, düşündüm. Belki de bazı lavlar, hayal kırıklıklarının arasında büyür. Bazen hayal kırıklıkları bile bir nevi dönüştürücü olabilir. İçimde patlayan lavlar, aslında geçmişte bastırmaya çalıştığım hislerdi. Şimdi ise o patlama, sadece bir başlangıçtı.
Lavlar ve Yeniden Başlamak
Bazen insan, geçmişin gölgesinde o kadar uzun süre bekler ki, bir anda yer yüzüne çıkmak zorunda kalır. O patlamanın, o acının, bazen sadece başlangıç olduğunu fark etmek. Lavlar yer yüzüne çıkarken, sadece acı değil, aynı zamanda temizlenme de başlar. Her şey, sonunda yerli yerine oturur. O an, geriye dönüp baktığımda şunu düşündüm: “Belki de lavların çıkmasının amacı, aslında yer yüzüne çıkıp havayı temizlemektir.”
Hayal kırıklıklarım, o gece patlayan lavlar gibi üzerime gelmişti ama aynı zamanda içimdeki tüm eski kırgınlıkları da bir nebze olsun temizlemişti. O geceyi, yalnızca bir patlama gibi hatırlamıyorum. O geceyi, yeniden başlayabilmenin, bir şeyleri geride bırakabilmenin bir simgesi olarak hatırlıyorum.
Ve sonunda, belki de gerçekten lavlar yer yüzüne çıkar. Bazen, beklemek gerekir. Bazen, patlamak gerekir. Ama sonunda, bir şekilde her şeyin yeni bir başlangıca dönüşeceğini anlarız.
Sonuçta
Ne ile lavlar yer yüzüne çıkar? Bazen kırgınlıklarla, bazen hayal kırıklıklarıyla, bazen de yıllarca bastırılan duygularla. O anda ne hissettiğini bilmesen de, bir şeylerin değişeceğini, patlayacağını, yer yüzüne çıkacağını hissedebilirsin. Lavların dışarı çıkması ne kadar zorlayıcı olsa da, sonunda bir temizlenme gelir. Ve belki de en önemli şey, bu patlamalardan sonra yeniden doğabilmektir.